Particilik
kavramını taraftara dönüştürmek, bu anlamda yapılan en iyi stratejiydi. Bunu
ülkemizde uygulayan tek bir parti var.
İnsanları
kamplaştırmak, bölmeyi kolaylaştırır. İnsanlar takım gibi parti tutma
alışkanlığını kazandırmadan önceki ön hazırlık ise içi boş televizyon
programları ve futbol… bunu en iyi bilenler arasında gene bir parti var.
Televizyonu
kendi çıkarına kullanmayı bilen insan, gündem oluşturmayı olayları kendi yönüne
çekmeyi ve gündelik hayatı ilgilendirmeyen sırf insanların beynini çürüsün diye
üretilen bir dizi diziler.
Futbolla bel
bağlamak aslında her ülke için bir çıkar yollu yönetim biçimini iç karışıklıklar
yaratarak çözmek, insanların temel haklarını unutmasına sebep oluyor.
Takım
particiliği zihniyeti insanların en yumuşak inanç mekanizmasından darbeledi.
Sonu mu? öldürmeyi düşünen, bir sürü zihniyete karşı düşünceleri hiçe sayan tek
düzey yaşayan kendi aşları pişsin komşumdan bana ne diyen, bir sürü bencil birey
oluştu. Hayırlı uğurlu olsun.
Gözlerini
biraz açsalar, inanç derken inançsızlığa sürüklendiklerini anlamalarına yetecek
bir çok olay var. Bakmak değil görmek önemli olan.
Ülke
kalkınmasına evet, İnsan ve duygu sömürüsüne hayır!