Persepolis
DEMOKRASİNİN ne kadar büyük bir nimet olduğunu bize gösteriyor…
Açık konuşmak gerekirse filmi izlemeye başlamadan önce ön yargılıydım nede olsa Fransız-Amerikan ortak yapımı fakat yazarlardan birinin İRANLI olması ön yargılarımdan biraz da olsa kurtulmama yardımcı oluyor..
Objektif bir film mi diye soracak olursanız evet film genel olarak nesnel bir anlatım ile betimlenmiş…
Fakat bazı yerlerde batının doğuya ne kadar tarafsız olmaya çalışsada bunu bir türlü başaramadığını, at gözlüklerinin bir kenara bırakamadığını görüyoruz…
Ama şunu da belirtmem gerek bir batılını konusu İran olan bir film de ancak bu kadar objektif olabilir. Filmin bir batılının gözünden bu kadar nesnel olmasını en büyük sebebi şüphesiz, o dönemki İran’ın içinde bulunduğu kaos aksi taktirde sanmıyorum ki bu kadar tarafsız olabilsinler….
Filmin başlarında Rıza Şah’ın
“Bende ATATÜRK gibi İran’ı modernleştirip ondan bir cumhuriyet yaratacağım” demesini bunu duyan İngilizlerin harekete geçip
"Neden bir cumhuriyet kurmak istiyorsun ki; kendin imparator olmak istemezmisin" gibi söylemlerle demokrasi isteyen rıza şahı tabiri caizse aldatıyorlar. İngilizlerin tek dertleri petroldür klasik İngiliz sömürgeciliği
Filimde 8 yıl boyunca İran ile ırak’ın bir hiç uğruna savaştıklarını 1.000.000 insanın boş yere öldüğünü bu savaştan tek karlı çıkanın her 2 ülkeye de boool bol silah satan batılı devletlerin olduğunu vurgulaması…
Fakat filmde sanki herkes başını zorla örtüyor imajı da hâkim…
Evet o dönemki İran hata günümüzde İran’ı da buna dâhil edebiliriz baskıcı bir rejim var; ama şunu unutmayalım İran şuanki liderlerini biz kabul etsek de etmesek de bir seçimle başa getirmiştir(Ahmedinejad %60’lık bir oyla cumhurbaşkanı seçilmiştir)
Yiğidi öldür hakkını da ver demişler Persepolis filmi şüphesiz DEMOKRASİNİN kelimelerle ifade edilemeyecek bir ÖZGÜRLÜK olduğunun en güzel örneklerinden biri…
Persepolis filmi ile ilgili 10 20 Yıl sonraki Türkiye deniliyor bu söylentilere kesinlikle kulak asılması kanaatindeyim…
Değil 20 yıl sonra 120 yıl sonrada dahil Türkiye İslam Cumhuriyeti değil Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti olarak kalacak
Her şeye rağmen izlenmesi gereken mükemmel SİYAH BEYAZ bir animasyon film PERSEPOLİS
NOT: Persepolis izledikten bir gün sonradan eğer hala izlemediyseniz MEMLEKETE DEMOKRASİ VAR’ı izleyin.
Bu 2 film de demokrasinin nasıl siyahla beyaz kadar farklı olabileceğinin en büyük örneği…
2 filmin tek ortak yönü ise DEMOKRASİNİN kelimelerle ifade edilemeyecek olmasıdır
NOT2:10 KASIM KUTLMALARI son günlerde bu kutlama kelimesini sık sık duyuyorum, nasıl bir zihniyet 10 Kasım'ın KUTLAMA olacağını söyleyebilir?
Açık konuşmak gerekirse filmi izlemeye başlamadan önce ön yargılıydım nede olsa Fransız-Amerikan ortak yapımı fakat yazarlardan birinin İRANLI olması ön yargılarımdan biraz da olsa kurtulmama yardımcı oluyor..
Objektif bir film mi diye soracak olursanız evet film genel olarak nesnel bir anlatım ile betimlenmiş…
Fakat bazı yerlerde batının doğuya ne kadar tarafsız olmaya çalışsada bunu bir türlü başaramadığını, at gözlüklerinin bir kenara bırakamadığını görüyoruz…
Ama şunu da belirtmem gerek bir batılını konusu İran olan bir film de ancak bu kadar objektif olabilir. Filmin bir batılının gözünden bu kadar nesnel olmasını en büyük sebebi şüphesiz, o dönemki İran’ın içinde bulunduğu kaos aksi taktirde sanmıyorum ki bu kadar tarafsız olabilsinler….
Filmin başlarında Rıza Şah’ın
“Bende ATATÜRK gibi İran’ı modernleştirip ondan bir cumhuriyet yaratacağım” demesini bunu duyan İngilizlerin harekete geçip
"Neden bir cumhuriyet kurmak istiyorsun ki; kendin imparator olmak istemezmisin" gibi söylemlerle demokrasi isteyen rıza şahı tabiri caizse aldatıyorlar. İngilizlerin tek dertleri petroldür klasik İngiliz sömürgeciliği
Filimde 8 yıl boyunca İran ile ırak’ın bir hiç uğruna savaştıklarını 1.000.000 insanın boş yere öldüğünü bu savaştan tek karlı çıkanın her 2 ülkeye de boool bol silah satan batılı devletlerin olduğunu vurgulaması…
Fakat filmde sanki herkes başını zorla örtüyor imajı da hâkim…
Evet o dönemki İran hata günümüzde İran’ı da buna dâhil edebiliriz baskıcı bir rejim var; ama şunu unutmayalım İran şuanki liderlerini biz kabul etsek de etmesek de bir seçimle başa getirmiştir(Ahmedinejad %60’lık bir oyla cumhurbaşkanı seçilmiştir)
Yiğidi öldür hakkını da ver demişler Persepolis filmi şüphesiz DEMOKRASİNİN kelimelerle ifade edilemeyecek bir ÖZGÜRLÜK olduğunun en güzel örneklerinden biri…
Persepolis filmi ile ilgili 10 20 Yıl sonraki Türkiye deniliyor bu söylentilere kesinlikle kulak asılması kanaatindeyim…
Değil 20 yıl sonra 120 yıl sonrada dahil Türkiye İslam Cumhuriyeti değil Atatürk’ün Türkiye Cumhuriyeti olarak kalacak
Her şeye rağmen izlenmesi gereken mükemmel SİYAH BEYAZ bir animasyon film PERSEPOLİS
NOT: Persepolis izledikten bir gün sonradan eğer hala izlemediyseniz MEMLEKETE DEMOKRASİ VAR’ı izleyin.
Bu 2 film de demokrasinin nasıl siyahla beyaz kadar farklı olabileceğinin en büyük örneği…
2 filmin tek ortak yönü ise DEMOKRASİNİN kelimelerle ifade edilemeyecek olmasıdır
NOT2:10 KASIM KUTLMALARI son günlerde bu kutlama kelimesini sık sık duyuyorum, nasıl bir zihniyet 10 Kasım'ın KUTLAMA olacağını söyleyebilir?
